Kadir Bilen: ‘Sen bir markasın’

Markalaşma ve Kurumsallaşma Danışmanı Kadir Bilen, iş dünyasından kişisel ve kurumsal markalaşma üzerine merak ettiklerinizi anlattı.

Büyütmek için resme tıklayın

Günümüzde markalaşma önemli bir yere sahip. Yaptığımız her ne olursa olsun markalaşma onun nereye gideceğini, gücünün ne olacağını belirler. Tabi markalaşmayı birazda bireysellik olarak düşünmekte fayda var. Her şeyde olduğu gibi markalaşmanın da bazı püf noktalı var. Bunu en iyi bilen de işin uzmanlarıdır. Markalaşma ve Kurumsallaşma Danışmanı Kadir Bilen, özellikle bireysel markalaşma ve markalaşmanın gücü hakkında sorularımızı cevapladı.

İş dünyasında markalaşmanın önemi nedir?

-Markalaşma ince güç ile alakalıdır. Artık şirketlere en fazla değer katanlar tuğla ve harç veya sahip oldukları donanım ve envanter gibi elle tutulur somut şeyler değil. Bugün şirketlerin değerini belirleyen en önemli etken markalarıdır. Hoşumuza gitsin ya da gitmesin, markalaşma ve ince güç bizi her gün etkiler çünkü bir ürün veya hizmet hakkında hissettiklerimizi bunlar belirlemektedir. Satın alacağımız obje eğer daha pahalı ise bunu irdeleriz, mesela, bir dizüstü bilgisayar veya araba ise, donanım ve performans ölçütleri gibi somut özelliklere daha dikkatli bakıyor olsak da yine kararımızı verirken genellikle marka algısı gibi soyut özellikler ön plana çıkıyor.

Bireysellikte güç ve marka ilişkisi nasıl kurulur?

-İnsanlarda da durum aynıdır.  Başarıyı mümkün kılan eğitim durumu, tecrübe ve mesleki unvan gibi ölçülebilir somut özellikler değildir. Gerçek güç, strateji ve taktik, imaj ve görsel kimlik, kelimeler ve sözel kimlik, görünürlük ve itibar ve diğer markalaşma fikirlerini harekete geçirebilmekte yatar. İnsanları sana çeken işte bu ince güçtür.

Kişisel markalaşmanın püf noktalarını okuyucularımıza anlatabilir misiniz?

Markalaşmada kişisel markalaşma aksiyonları vardır. Bunlar;

Kendi değerini bil, benzersiz olduğunu unutma. Bir kişisel marka denetlemesi yaparak bunu görebilirsiniz.

Büyük resimde ufak sekmeler yarat. Bunu da SWOT analizi yaparak yani güç, zayıflık, fırsat ve tehditleri analiz etmelisiniz.

Rekabetten kaçmamalıyız.

Doğru noktayı bulmalıyız. Hedeflerimize ulaşmak için doğru stratejiye odaklanmalıyız.

Kendimizi etkili sunma gücünden faydalanmalıyız. Görsel kimliğimizin ilkelerini iyi öğrenmeliyiz.

Kelimelerin gücünü kullanarak sözel kimliğin önemini bilmeliyiz.

Pazarların düşünce biçimini kavramaya çalışarak hedef pazarımızda mücadeleye hiç çekinmeden girebiliriz.

Sosyal ağını genişlet ve görünürlüğünü arttır. Bir yerler de bir şeyler için birilerinin senin aklına senin geliyor olman lazım ve bunu günümüze sosyal medya ile sağlayabilirsiniz.

Kişisel marka aksiyon planına göre hareket etmelisiniz. Belirli taktikler geliştirerek ve bir takvime bağlı olarak uygulayabilirsiniz.

Hep ilgili ve odaklı kalmalısınız. Ne yaptığını her zaman ölçümlemeliyiz.

Pekâlâ bu işin can alıcı noktası nerede?

-Markalaşmanın en esaslı kuralı FARKLI OLMAKTIR. Kopyalamak sadece size taklitçi olduğunuzu gösterir. Kopyaladığınızda özgün olamazsınız, isim yapmış bir markanın sıradan bir benzeri olmaktan öteye gidemezsiniz. İkinci sınıf bir oyuncu olarak algılanır ve daima yetişmeye çabalayan bir figür olarak kalırsın.

Kimler Kendini Marka Yapmalı?

-Girişimciler ve küçük iş sahipleri: İşlerini bir adım öteye taşımak için

Yöneticiler: Değişken iş yaşamı içerisinde daha fazla tanınmak ve kişisel değerlerini artırmak için

Profesyoneller: Avukatlar, doktorlar vs. iş hacimlerini artırmak için

İş yaşamındaki kadınlar ve girişimciler: Daha erkek egemen iş ortamında başarılı olmak için

Satış temsilcileri: Daha etkili iş sonuçları almak ve daha sıkı müşteri bağlılığı yaratmak için

50 yaş üzeri yöneticiler ve profesyoneller: Bugünün çalışma hayatı ikliminde kendilerini marjinal hissetmemek için

İş arayanlar: Kendilerini gittikçe kalabalıklaşan iş gücü piyasasında rakiplerine karşı farklılaştırmak için

Kendini marka yapmış kişilere örnek verecek olur isek; Rahmetli Sakıp Sabancı, Sabancı Holding'in önüne geçmiş bir marka idi. Birçok kişisel markaya sahip birey arasından; Cem Boyner, İshak Alaton, Vitali Hakko, Sezen Aksu, Cem Yılmaz, Gülse Birsel gibi kişileri örnek gösterebiliriz. Bu sayıyı yerli yabancı olsun arttırmak mümkündür. Şunu da unutmamalıyız tanınmak marka olmak değildir.

Her işte olur, bu işin genel kuralları neler?

-Marka olma kurallarını hep hatırlayarak ilerlemeliyiz.

  1. Markanı yaratan duygulara sadık kal.
  2. Büyük hedefi unutma, küçük adımlarla ilerle.
  3. Markanı açıkça anlat ki, başkaları da seni aynı netlikte anlatsın.
  4. Markanın konuştuğu tüm alanlarda ortak dil kullan.
  5. Markanın deneyimini paylaş.
  6. Hedef kitleni detaylandır. Müşterini sahiplen.
  7. Rakiplerini örnek al. Sadece kendi sektöründe değil, farklı sektörlerde de rakip bul kendine.
  8. Farklılığını açıkça ortaya çıkar, cesur ol.
  9. Taklit etme, fark yarat. Yeniliğe açık ol.
  10. Yenilikleri takip et. Teknolojiyi kullan.

Son olarak eklemek ya da iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?

Son olarak, kişisel marka olmak için ‘kendini fark et, fark ettir ve seçtiğin yolda inançlarınla ilerle’.

07 Mayıs 2018 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.


Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?