Öztürk: 'Marka farklı olmaktır'

Ankara’nın önde gelen reklam ajanslarından birinin başkanı... “Marka”ların yeni nesil yaratıcısı... Hatta başlı başına bir “marka...” Ömer Nasuhi ÖZTÜRK...

Haber albümü için resme tıklayın

Sektörde Ömer Nasuhi ÖZTÜRK adı başarı ile eş zamanlı anılıyor. Bu başarının sahibini kendi ağzından tanıyabilir miyiz?

Ö. Nasuhi: İsterseniz öncelikle Erzurum ile olan bağlantımla başlayalım. 2005 yılında Atatürk Üniversitesi Ziraat Fakültesi'nden mezun oldum. Fakat iş alanımı okuduğum bölümden farklı seçtim. Zira bu alanda çok daha mutlu olduğumu fark ettim. İlk iş yerimi de Erzurum’da Ortadoğu Patent adı ile kurdum ki hala Ankara’da aynı isimle faaliyetlerimize devam ediyoruz.

2007 yılında Türkiye’de otuzdan fazla şubeye ulaşmış bir marka haline geldik. 2008 yılında da Türkiye’nin ilk 5 danışmanlık şirketi arasına girdik. 2009 yılı itibarı ile de 72 ilde ofis açmış durumdaydık.

Kendi alanımızda Türkiye’nin en çok şubesi olan danışmanlık şirketi haline geldik.

2010 yılında aldığımız bir kararla şube mantığından vazgeçerek ve alanımızı genişletip şubelerimizi daraltarak markalaşma ve kurumsallaşma alanına yöneldik.

Şu an Çankaya Grup olarak Lovemark markası ile uygulamacı bir alt yapı ile farklı bir ajans mantığı yürütmekteyiz. Ortadoğu patent kuruduğu ilk günden beri aldığı kararlarla misyon ve vizyonunu devam ettirmektedir. Bu misyon ve vizyon kararlarımız hiç değişmemiştir.

Hacıyusufoğlu İnşaat olarak da faaliyetlerimiz yap-sat alanında Ankara- Çankaya’da devam etmektedir.

Yeni bir marka fikri ortaya çıktığı andan itibaren akla ilk gelen isimlerden birisiniz. Peki sizce nedir marka? Neden bu kadar önemlidir? Getirileri nelerdir?

Ö. Nasuhi: “Marka, beyaz kar üzerinde siyah tavşan olmaktır.” Yani farklı olmaktır. Müşteriyi bir avcı olarak düşünürsek beyaz kar üzerindeki beyaz tavşanı fark etmesi şekil ve zemin açısından oldukça zor olacaktır. Ama beyaz kar üzerindeki siyah tavşanı fark etmek çok kolay olacaktır. Renkleri ile, çizgileri ile, duruşu ile marka bir bütündür.

Ürün veya hizmet hedef kitlesi tarafından tanınmadığı takdirde gerçek değerinden satılamaz. Yani kolunuzdaki saatin değerini ben bilmiyorsam o kadar para etmez. Bu yüzden markalaşma çok önemlidir.

Dünyadaki marka anlayışını ve çalışmalarını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce Türkiye bu anlamda nerede duruyor?

Ö. Nasuhi: "Dünyada markalaşma çok hızlı bir biçimde yayılmakta. Ve neredeyse marka olmayan ürün veya hizmet pazarda yer bulamamakta. Dünya farkına çoktan vardı. Örnek olarak pazarlarda bile marka ürünlerin kopyaları, adı duyulmamış orijinal ürünlerden daha fazla satılmaktadır. Bu da markanın global gücünü açıkça ortaya koymaktadır. Yine bir örnek verecek olursak bugün Apple markası Iphone telefon markası ile tüm dünyada bilinmektedir. Öyle ki bugün Iphone markası ile bir araba üretilmeye kalkışılsa Mercedes, Audi, BMW gibi pazarda lider olan bir çok isimle adı aynı kulvarda ve hatta daha yukarıda anılır.

Türkiye ise markalaşma konusunda oldukça zayıf. Bu anlamda da hala hiç bir çalışma yapmamakta direniyor. 3 kamyon fındık satıp imalat değeri 40 dolar olan bir Iphone alıyor. Bu örnekle de markanın ne kadar değerli olduğunu ve bizim bu alanda ne kadar geride kaldığımızı açıkça görebiliyoruz."

Her işletmenin marka olmaya ihtiyacı var mıdır? İşletmeler bu ihtiyaçlarını nasıl fark edip geliyorlar size?

Ö. Nasuhi: "Her işletmenin marka olmaya ihtiyacı vardır. Bu net olarak ortadadır. Buna da bir örnek vermek gerekirse; dünyanın diğer ucundan Türkiye’ye, hatta bir çok iline gelip ekmek arası köfteyi dünya markası yapan Mc Donalds markası mesela. Özüne baktığımız zaman köfte ve ekmek gibi basit iki gıda ürününün birleşiminden oluşmuş bir hamburger pazarı aslında.

Çocuklar, anne ve babalarına bakarak yürümeyi öğrenirler. Aynı şekilde konuşmayı da. İşletmeler ise büyük markalarda gördükleri çalışmalardan yola çıkarak kendi eksiklerini fark ediyorlar ve bu eksiği gidermek için de bize ulaşıyorlar."

Size geldiğinden itibaren bir işletmenin “markaya” dönüşüm süreci nasıl işler?

Ö. Nasuhi: "Öncelikle şirket analizinin doğru olarak yapılması ve ihtiyaçlarının belirlenmesi süreci başlar. Buna uygun bir planlama yapılır ve uygulamaya geçilir. Firmanın logosundan personel giysisine kadar her bir detay ayrı ayrı ele alınır. Hatta firmanın fiyat politikasına kadar bütün stratejilerine ve hedef kitlesine uygun olacak şekilde bir yol haritası ile hareket edilir."

Oldukça renkli bir dünya sizinki. Bir hayli de eğlenceli olmalı. Bizimle paylaşabileceğiniz keyifli hikayelerinizden dinleyebilir miyiz biraz?

Ö. Nasuhi: "Elbette pek çok hikayemiz var yaptığımız iş gereği. Mesela çok uzun süre ve tüm detayları ile üzerinde çalıştığımız bir projenin sunumunu yaptığımız bir toplantı esnasında müşterimiz projenin tamamını çok beğendiğini ama marka rengini değiştirmemizi istediğini söyledi. Çünkü eşinin yeşili daha çok sevdiğini söyledi. O an gerçekten ne diyeceğimizi şaşırdık. Şaka zannettik ama değildi."

Değiştirdiniz mi peki? Çok merak ettim.

Ö. Nasuhi: "Değiştirmedik tabii ki. Hatta şöyle bir yanıt verdik :“Bütün ürünleri eşiniz satın alacaksa sorun yok ama aksi takdirde böyle bir değişiklik mümkün değil.”

Çünkü bu, doktora gidip kendi teşhisinizi koyup, kendi ilacınızı yazmak gibi bir şey."

Eklemek istedikleriniz var mıdır?

Ö. Nasuhi: "Öncelikle gazetenize çok teşekkür ediyorum. Başarılı çalışmalarınızı oldukça yakından takip ediyorum."

30 Nis 2018 - 14:05 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Erzurum Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Erzurum Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce Erzurum'da çözülmesi gereken en acil sorun nedir?