Sığınmacı sorunu büyüyor

Son aylarda Erzurum’da artan sığınmacı sayısı, bu göçmenlerin yaşam şartları ve trajik durumlarını siz okuyucularımıza sunuyoruz. İşte ‘Umuda Yolculuk’:

Büyütmek için resme tıklayın

İnsan kaçakçılarının elinde yasa dışı yolla Türkiye’ye giriş yapan ve kırsalda uzun mesafeler ve soğuk hava şartlarına rağmen Erzurum’a gelen sığınmacı sorunu son zamanlarda gündemde. Afganistan’daki Taliban baskısı ve kötü yaşam şartlarından kaçıp “Umuda Yolculuk” adını verdikleri uzun bir yola koyulan Afganlı mültecilerin ilk konak yeri olan Erzurum, büyük bir göç dalgası içerisinde. Ağrı-Erzurum yolu üzerinde aç ve açıktaki sığınmacıların sorununu Erzurum Kalkınma Vakfı (ER-VAK) Başkanı namı diğer Afganlıların “Büyük Babasına” sorduk. Sorunun ne kadar büyük ve vahim olduğuna dikkat çeken Başkan Güzel, Türkiye’nin çok daha büyük bir sığınmacı dalgasıyla karşı karşıya olduğun bilgisini verdi.

HERŞEY 2011 YILINDA BAŞLADI

Erzurum sığınmacılarla ne zaman, nasıl tanıştı?

Biz, sığınmacı konusuyla ilk defa 2011 yılında muhatap olduk. O günlerde bu konuyu fazla bilmiyorduk. Zaten devlet olarak bunlarla ilgili kanunlarımızda yeterli değildi, hatta yoktu. Bu durumu itiraf etmek lazım gelir. İşte o yıllarda şehrimizin sokaklarında, caddelerinde değişik ırktan insanları gördüğümüz zaman bu işin farkına vardık.

İŞTE 7 YILLIK SERÜVEN

Sizin bu sığınmacıların babası olma serüveniniz nasıl başladı?

Bir kış günüydü, ben Bosna Hersek Caddesi’nde aracımla giderken karın altında yalın ayak, çıplak vaziyette bir grup insanı gördüm. Vicdanımın sesini dinleyerek bunlara yanaştım.

Baktım başka milletin mensubu insanlar. Özellikle çocuk ve kadın sayısı bir hayli fazlaydı. Onların ürkek hallerini, korkak tavırlarını görünce yardıma muhtaç olduklarını anladım ve bu insanları minibüsüme aldım. İlk işim bunları giydirmek oldu. Bunları giydirdikten sonra, sorunun ehemmiyetini hissettim. Bu gelenler insandı, Müslüman bir ülkeden gelmiş Afgan kardeşlerimizdi. Bu işi Allah’ın bana vermiş olduğu bir lütuf olarak kabul ettim. Derken, bu kardeşlerimle yakın temas kurdum. Zaman içeresinde bunlar, benim ailelerim oldu. Yıllar içerisinde bunların sayıları arttı ve Erzurum’a yerleştiler. Evlenenler, okula gidenler, ölenler oldu. Bunların büyük bir kısmı sosyal hayatımızın içerisine adapte oldular. Zamanla biz mülteci nedir, göçmen nedir, sığınmacı nedir? gibi kavramları öğrenmiş olduk. İlerleyen dönemlerde de devletimiz bu konuyla ilgili yasaları çıkardı, Göç İdareleri kuruldu. Aradan geçen 7 yıllık serüven içerisinde sizin de ifade ettiğiniz gibi sığınmacıların yakından tanıdığı bir isim oldum.

UMUDA YOLCULUK İRAN’DA BAŞLIYOR

Mültecilerin Erzurum’a geliş güzergâhı nedir?

Bu mülteciler özellikle Afganistan’dan, İran’a geliyorlar, İran üzerinden de kaçakçılar vasıtasıyla Van’a gelip daha sonra pilot il olan Erzurum’a uğruyorlar ve buradan da Türkiye’nin muhtelif yerlerine dağlıyorlar. Son zamanlarda yurda kaçak giren göçmenlerin Iğdır ve Doğubeyazıt güzergahlarını kullandıklarını biliyoruz.

İHTİYAÇLARI GİDERİLMEYE ÇALIŞILIYOR

Bunların Erzurum’da yaşayabilmeleri için sizler ne tür imkanlar sağladınız?

O günün şartlarında sığınmacılar için Erzurum pilot il ilan edildi. Pilot il ilan edildikten sonra sığınmacılar Erzurum’da toplanmaya başladı. Tabi buraya yerleşmeye başlayınca, bunlara olan sorumluluklarımız da artmaya başladı. İşte ev bulduk, kiralarını ödedik, yemelerine içmelerine destek olduk. Elektrik ve su abonelerini üzerimize aldık, kefil olduk, iş bulduk, yani bir sosyal hayat içerisinde maddi ve manevi ihtiyaçları neyse onu vermeye çalıştık. Zaman içerisinde bizde ‘Afganlıların Büyük Babası’ olarak anılmaya başladık. Dertleriyle dertlendik, sevinçlerine ortak olduk, bir kısmını evlendirdik, ölenler oldu, ayrılanlar oldu, yolda donanlar oldu. Bu süreçte anlatılması zor trajik olayları gördüm ve yaşadım. Her birinin, romanlara, kitaplara konu olacak maceraları ve trajedileri vardı.

ERZURUM’U KONAKLAMA YERİ KONUMUNDA

Bu sığınmacılar ne kadar süre Erzurum’da yaşadılar ve daha sonra nereye gittiler?

2 yıl önce bu insanların büyük bir kısmı, göç dalgasıyla “Bir su başına konan kuşların ürküp bir anda uçmaları gibi” birden kanatlanıp uçtular. Çanakkale ve İzmir üzerinden Yunan Adaları’na doğru gittiler, umuda yolculuğa çıktılar. İşte tüm dünya, TV ekranlarında o trajedileri gördü. 10 kişilik botlara 50 kişi bindiler ve Hz. Muhammed’in torunları, mutlu bir gelecek için Hz. İsa’nın çocuklarına koştular. Onlar yeni bir hayat kurmak, yeni bir sayfa açmak düşüncesiyle bu yolculuğa çıktılar. Gidenlerden bir kısmı Yunan Adaları’na ulaştı, oradan Avrupa’nın muhtelif şehirlerine gittiler. Bu sığınmacı kardeşlerimizin bir kısmı ile haberleşmekteyim. Bu riskli yolculuğa çıkanların bir kısmının akıbetleri hakkında da pek bilgi sahibi değilim.

300 METRE YÜRÜYORLAR

Şu an yaşadığımız göç dalgasının durumu nedir?

Şunu söyleyelim, Avrupa’ya gidenler Erzurum’da bir boşluk oluşturdular ama bu boşluk fazla sürmedi. Yeni bir göç dalgası daha geldi. Bu göç dalgası eskisi gibi değildi. Belirli bir sistematiği yok, bir barajın kapaklarının açılması gibi birden ortalığı göçmen seli aldı. Sizlerin de gördüğü gibi son birkaç aydır Doğubayazıt-Erzurum yolu üzerinde ciddi bir göçmen trafiği var. Bu yol artık utanç yolu haline gelmiştir. Yaya olarak transit yol üzerinde aç ve çıplak yürüyen bu göçmenlerin hali 21. yüzyılda kabul edilir değildir. Bunlar umuda yolculuğa çıkmışlar. Yeni bir hayat istiyorlar. Özellikle Afganistan, Pakistan’dan gelmiş göçmenler 200-300 km yol yürüyerek hedeflerine varmak istemektedirler. Ama bu görüntü 21. yüzyılda yakışmıyor. Özellikle bu görüntüler misafirperver, vicdan sahibi Türk Milleti’nin karakterine uymuyor. Bizim bu görüntülerden biran evvel kurtulmamız lazım. Biran evvel bu işe bir çözüm bulmamız lazım. Sınırlarımız yol geçen hanına dönmüş halde. Bunu herkes görmektedir. 3 maymunu oynamaya gerek yok. Kilometrelerce yolu kat eden hastalıklı, yaşlı, kadın, çoluk- çocuk, genç bir sürü insanın yollardaki bu trajik hallerini elbette ki görmezlikten gelemeyiz.

YENİ BİR GÖÇ DALGASI DAHA GELİYOR

Bu göç dalgası daha ne kadar sürecek?

İşin endişe verici bir boyutu da İran’da bir buçuk milyon civarında bir göçmen kitlesinin ülkemize geçmek için beklediğidir. Eğer bu bilgi gerçekse ortada vahim bir durum var demektir. Bunun şimdiden önlemlerinin alınması lazım. Bura da birtakım eksikliklerimizin ve ihmallerimizin olduğu ortadır. Bu insanlar ceplerinde para olmadan, aç karnına yollarda yürümektedirler. Bu şık bir görüntü değil. Devletimizin bu duruma bir önce çare bulması gerekmektedir. Bu insanlar sınırlardan geçmişler. Belli ki insan kaçakçıların vasıtasıyla geçmişler. Bunu herkes biliyor. Madem bunlar geçmişler, Ağrı’da, Doğubayazıt’ta oluşturulacak kamplarda toplanabilirler. Bu kamplarda insani ihtiyaçları giderilebilir daha sonra da resmi prosedürler uygulanarak sığınmacı başvuruları kabul edilebilir ya da geri gönderilebilir. Bu şekilde bir çözüm getirilmesini biz bekliyoruz. Özellikle de 2-3 aydır, daha doğrusu biraz daha geriye gidersek kış mevsiminin çok acımasız olduğu dönemlerde de bu göç devam ediyordu. Ayakları kolları donan bir sürü insan gördük yolarda. Bu bir insanlık ayıbıdır. Görmedim, duymadım, bilmiyorum diyerek bu işler geçiştirilemez. Bunlar insandır, bunların tek bir düşüncesi vardır; yeni bir hayat kurmak, hayata merhaba demek. Kendi ülkelerinden birtakım sorunlardan kaçmışlar, Taliban’dan kaçmışlar, fukaralıktan kaçmışlar, cehaletten kaçmışlar. Allah’ın vermiş olduğu ömrü iyi şartlarda değerlendirmek istiyorlar.

DENETLEME ŞART

Gelen göçmenler bir tehdit oluşturuyorlar mı?

Bu gelen gruplar, bir denetime tabi olmalıdır. Bu gruplar içerisinde terör örgütlerine mensup olanlar olabilir, kirli işler karışmış olanlar olabilir, hastalık taşıyanlar olabilir. Bizi rahatsız edebilecek potansiyelde bir örgüt mensubu kimseler olabilir. Bu sebeple vatandaş olarak bir endişe taşımaktayız. Bir an evvel konunun bir disiplin altına alınması gereklidir. Bu utanca bir son verilmelidir.

03 Nisan 2018 -


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?