Sonbahar hastalıklarından koruyor! Bu önerileri günde 2 kez uygularsanız...

Havaların soğuması ve kapalı ortamlarda bulunmasıyla birlikte sonbahar hastalıkları kaçınılmaz görünebilir. Ancak Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, sonbahar hastalıklarından korunmanın mümkün olduğunu söylüyor. Alınacak önlemlerle soğuk algınlığından gribe, bronşitten alerjik astıma kadar birçok hastalığa direnmek mümkün hale geliyor. Ayrıca hastalık durumunda iyileşmeyi kolaylaştırır. Peki bunun için ne yapılması gerekiyor? İşte sorunun cevabı...

Büyütmek için resme tıklayın

Soğuk algınlığı, grip, boğaz enfeksiyonu, norovirüs ishali, akut bronşit, alerjik astım, zatürre ve sinüzit… Her mevsim kendi hastalıklarını beraberinde getiriyor. En sık da üst ve alt solunum yolu enfeksiyonlarında artış görülüyor sonbahar mevsiminde.

Sıcak yaz günlerinden serin havalara geçerken vücudumuz bu değişime uyum sağlamakta zorlanınca, hastalıklar da kapımızı çalmaya başlıyor! Acıbadem Kozyatağı Hastanesi İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, soğuk havanın bağışıklık sistemimizi baskıladığını ve enfeksiyonlara karşı direncimizi kırdığını belirterek, “Bunun sonucunda çoğumuz mevsim geçişlerinde pek çok mikrobik hastalığa yakalanıyoruz.

Özellikle viral enfeksiyonlar kolayca bulaşıyor ve bu durum yaşlılar, küçük çocuklar ile bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerde ciddi sorunlar oluşturabiliyor. Sonbaharda artış gösteren hastalıklardan korunmada ise güçlü bir bağışıklık sistemi kilit rol üstleniyor” diyor.

Yaşam alışkanlıklarımızda basit düzenlemeler yaparak sonbahar hastalıklarından büyük ölçüde korunmak mümkündür. İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, sonbahara özgü enfeksiyon hastalıklarından korunmak için almamız gereken önlemleri şöyle sıraladı; önemli tavsiye ve uyarılarda bulundu.

YAŞAM ALANLARI!

Maske ve sosyal mesafe şart: Virüs ve bakterilerin bulaşmaması için kapalı alanlarda maske kullanmaya özen gösterin ve diğer kişilerle aranızda her zaman 1,5 metre mesafe bırakın.

Hijyen çok önemli: Kirli ortamlarda virüs ve bakteri bulaşma riskinin artması nedeniyle yaşam alanınızı temiz ve düzenli tutun.

Odanızı Havalandırın: Odanın havalandırılması ortamdaki oksijen konsantrasyonunu artırarak oksijensiz ortamlarda anaerobik organizmaların yani hücresel solunum bakterilerinin yok edilmesini sağlar. Bu nedenle bulunduğunuz odayı günde iki kez 10 dakika havalandırın.

Kalabalık ortamlarda bulunma: Virüs ve bakteriler kolayca bulaşabileceğinden kalabalık ortamlarda vakit geçirmekten kaçının.

Gözlerinizi ovalamayın: Virüs ve bakteri; Ağız, burun ve gözlerden vücudumuza girer. Bu nedenle elinizle bir yere dokunduktan sonra; ağzınıza ve burnunuza dokunmayın, gözlerinizi ovmayın

KİŞİSEL TEMİZLİK!

Ellerinizi daima yıkayın: Dışarıdan gelir gelmez, tuvaleti kullandıktan sonra, yemek yemeden ve yemek hazırlamadan önce ellerinizi 20 saniye boyunca iyice yıkayın.

Sık sık dezenfekte edin: Tuvaletlerinizi dezenfektanlarla sık sık temizleyin. Ayrıca kapı kollarını, tezgah üstlerini, kapı aralıklarını ve sık dokunulan diğer yüzeyleri düzenli olarak dezenfekte edin.

Dışarıdan geldiğinizde duş alın: Yüzünüz, elleriniz, vücudunuz ve saçlarınız artık birçok mikroorganizma ile kirlenmiştir. Bu nedenle dışarıda vakit geçirdikten sonra evde duş alın.

Ilık – tuzlu su ile gargara yapın: Boğazda biriken kötü mukus yani salgılar tıkaçlar oluşturarak veya uygun konak alanları oluşturarak hastalanmamıza neden olur. Kötü mukustan kurtulmak için günde 2 defa sıcak-tuzlu su ile gargara yapmakta fayda var. Hastalandığınızda aynı işlemi tekrarlamanız hızlı bir şekilde iyileşmenize yardımcı olacaktır.

Tuzlu su spreyi kullanın: Burnumuzdan gelen nem, solunum havasındaki mikroorganizmaları bir tuzak gibi yakalar. Tuzlu spreylerle burnunuzu nemli tutun. Bunu sonbahar ve kış mevsimlerinde her gün, sabah ve akşam yapabilirsiniz.

BESLENME ALIŞKANLIKLARI!

C vitamini önemlidir: C vitamininin en önemli özelliği bağışıklık sistemini güçlendirmesidir. Portakal, limon, mandalina, nar, kuşburnu, yeşil biber, maydanoz, roka, ıspanak ve karnabahar gibi C vitamini yönünden zengin sebze ve meyveleri düzenli olarak tüketin.

Suyunuz soğuk değil, ılık olsun: Mukus, sindirim sisteminin iç yüzeyini solunumla kaplayan ve mukus salgılayan zar benzeri bir yapıdır. Salgıladığı IgA tipi antikorlar ile enfeksiyonlara karşı savaşmak gibi önemli bir işlevi vardır. Solunum yollarındaki mukoza zarının direncini azalttıkları için soğuk su ve meşrubat içmekten kaçının. Sıcak ve ılık sıvılar mukozanızın direncini azaltmaz.

Sık sıvı tüketin: Solunum yolu mukozasının salgıları, protein yapısında, mikroorganizmaların bu bölgelere yerleşmesini engelleyen peptit gibi birçok madde salgılar. Bu maddelerin solunum yollarında ince bir film tabakası halinde bulunması savunma mekanizmalarını güçlendirir. Ancak yetersiz sıvı alımı peptit maddelerin kalınlaşmasına neden olur ve bunun sonucunda mukozanın savunma fonksiyonları bozulur. Bu nedenle her gün bol sıvı tüketerek, örneğin günde en az 2 litre su içerek bu bölgelerdeki salgıları ince tutun.

Alerjilere dikkat edin: Alerjiler, sağlığı tehdit etmeyen toz, polen gibi maddelerin boş yere bağışıklık sistemimizi işgal ettiği hastalıklardır. Bağışıklık sisteminizi gerçekten tehdit edici olmayan sorunlarla meşgul etmemek için alerjiniz olan yiyecekleri yemekten kaçının.

Balığı iyice pişirin: Yetişkinlerde ve çocuklarda ishalin önemli bir kısmından sorumlu olan norovirüs, 60 santigrat dereceye kadar sıcaklıklarda yaşayabilir. Özellikle pişmemiş deniz ürünleri (suşi gibi) bu virüse ev sahipliği yapabilir. Bu nedenle deniz ürünlerini iyice pişirmeye özen gösterin.

BESİN DESTEKLERİ VE VİTAMİNLER!

Çayınıza bal koyun: Çayı bal ekleyerek içmek bağışıklığınızı destekler ve size enerji verir. Günde bir bardak ballı çay içebilirsiniz. Bir çay kaşığı bal 15 kcal içerir ve şeker hastalığınız varsa 'gerçek bal' olması şartıyla bu miktarda bal tüketebilirsiniz.

Bitki çaylarından yararlanın: Bir fincan ılık rezene otu bağışıklığınıza yardımcı olabilir. Ayrıca kuşburnu, kara mürver ve ekinezyanın viral hastalıkları önlemede etkili olduğu belirtiliyor.

C, D vitamini ve çinko önemli: C ve D vitaminleri ile çinko bağışıklığımızı destekledikleri için Covid-19 pandemisi süresince düzenli olarak bu üçlüyü almanızda fayda var.

YAŞAM TARZI!

Yeterli ve dengeli beslenin: Yeterli ve dengeli beslenme, bağışıklık sistemini güçlü tutmada 'anahtar' bir rol oynar.
Stresten kurtulun: Bağışıklık sistemimizi zayıflatan önemli faktörlerden biri olduğu için stres seviyenizi düşük tutun.

Uykuya dikkat edin: Düzenli uyku, bağışıklık sisteminin güçlenmesinde son derece önemli bir role sahiptir. Çalışmalara göre; Günde 6 saatten az uyuyan kişilerin, 7 saatten fazla uyuyan kişilere göre soğuk algınlığına yakalanma olasılığı yaklaşık 4 kat daha fazladır.

Ortaklaşa kullanmayın: Virüs ve bakterilerin bulaşmasını önlemek için özellikle hasta kişilerle içecek, yiyecek ve mutfak eşyalarını paylaşmayın.

Sigarayı hemen bırakın: Sigaranın içindeki maddeler ve dumanı solunum yollarındaki koruyucu tabakaya zarar verir. Sonuç olarak virüsler ve bakteriler bu hasarlı yerlerden kolayca vücudumuza girebilir. Sigarayı bırakın, sigara içilen ortamlardan uzak durun.

Kat kat giyinin: Soğuk havalarda kalın veya kat kat giyinmeye özen gösterin. Kalın tek katlı bir süveterle karşılaştırıldığında, üst üste giyilen 2 gömlek soğuk havalardan daha fazla koruma sağlar. Bunun nedeni, gömlekler arasındaki havanın çok iyi bir yalıtım sağlamasıdır.

AŞILAR!

İç Hastalıkları ve Nefroloji Uzmanı Prof. Dr. Tevfik Rıfkı Evrenkaya, “Aşı, enfeksiyonlar ile salgın hastalıklardan korunmanın en akılcı yoludur. Aşı yaşatır” hatırlatmasında bulunarak, “Mevsimsel grip aşısını ihmal etmeyin.

65 yaşın üzerindeyseniz mutlaka mevsimsel grip aşısı, 5 yılda bir zatürre aşısı yaptırmalısınız. Covid-19 enfeksiyonundan korunmak için Sağlık Bakanlığı’nın talimatlarına göre aşınızı da mutlaka yaptırın” diyor.

18 Eki 2021 - 14:09 - Yaşam


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Erzurum Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Erzurum Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?