Komisyonda kabul edildi! Binlerce kişiyi ilgilendiriyor!

AK Parti milletvekilleri tarafından imzalanan Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda kabul edildi.

Teklife göre, basit yöntemle vergilendirilen mükelleflerin kazançları gelir vergisinden istisna edilecek. "Küçük esnaf" olarak tanımlanan ve 850 bin civarında olan bu mükellef grubunun kazançları hariç tutularak yıllık beyanname vermemeleri sağlanacak.

KAZANÇ İSTİSNASI

Mobil cihazlar için sosyal içerik üretimi ve uygulama geliştirmede kazanç muafiyeti getirilecek. Buna göre internet ortamında sosyal ağ sağlayıcılar üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikleri paylaşan sosyal içerik üreticilerinin, akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin ise elektronik uygulama paylaşımından elde ettiği kazançlar belirlendi ve satış platformları gelir vergisinden muaftır.

Bu muafiyetten yararlanmak için Türkiye'de kurulu bankalarda hesap açılması ve bu faaliyetlere ilişkin tüm gelirlerin bu hesap üzerinden tahsil edilmesi gerekecektir. Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan gelir tutarı üzerinden devir tarihi itibarıyla yüzde 15 oranında gelir vergisi stopajı yapmak ve Gelir Vergisi Kanunu hükümlerine göre beyan ve ödemekle yükümlü olacak.

 "Özet beyanname" ve "vergi tevkifatı tevkifatı" başlıklı. Bu tutar üzerinden stopaj yapılmayacaktır. Mükelleflerin mevzuat kapsamı dışında kalan diğer faaliyetlerden doğan kazanç veya iratları, istisnadan yararlanmalarına engel teşkil etmez.

İstisnaya ilişkin şartların sağlanmadığı tespit edilirse, eksik tahakkuk eden vergi, vergi ziyaı cezası kesilerek gecikme faizi ile birlikte tahsil edilir. Başkan, yönetmelikteki stopaj oranını her bir faaliyet türü için ayrı ayrı sıfıra indirmeye ve bir katına kadar artırarak yeniden belirlemeye yetkili olacaktır.

Bu düzenleme, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanacak yönetmeliğin yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. 

TARIMSAL DESTEK ÖDEMELERİ GELİR VERGİSİNDEN HARİÇ OLACAK

Kamu kurum ve kuruluşlarının tarım sektörünü ve çiftçiyi desteklemek amacıyla yaptıkları destek ödemeleri gelir vergisinden istisna edilecek ve bu ödemelerden vergi kesintisi yapılmayacaktır.

Birden fazla takvim yılına yayılan inşaat ve onarım işlerinden gelir elde eden mükellefler, yıllık gelir vergisi beyannamelerini işlerin yapıldığı takvim yılını takip eden yılın Şubat ayının başından 25. günü akşamına kadar verebileceklerdir. tamamlandı. Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanacaktır.

Bir takvim yılı içinde elde edilen gelir, Şubat ayının başından 25. günün akşamına kadar yıllık gelir vergisi beyannamesi ile beyan edilir. Bu madde de yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanacaktır.

Basit beyanname verme usulünün metinden çıkarılmasına ilişkin hüküm, 1 Ocak 2021 tarihinden itibaren elde edilen kazançlara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Yıllık beyanname ile bildirilen gelirler üzerinden tahakkuk eden gelir vergisi, Şubat ve Haziran aylarında iki eşit taksitte ödenecektir. Bu madde, 2022 vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannameler üzerinden tahakkuk eden vergilerden uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

Cari vergilendirme dönemindeki üç, altı ve dokuz aylık dönemler üçer aylık dönemler olarak kabul edilecektir. İlgili takvim yılının veya hesap döneminin son çeyreği geçici vergi dönemi kapsamında sayılmayacak ve madde kapsamında mükellefler tarafından bu dönem için geçici vergi beyannamesi verilmeyecektir.

Bu Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girecek ve 2022 yılı vergilendirme dönemine ilişkin verilecek beyannamelerden itibaren uygulanacaktır.

ELEKTRONİK ORTAMDA VERGİ DAİRESİ KURULABİLİR

Vergiye uyumlu mükellefler için vergi indiriminden yararlanmanın koşulu, indirimin hesaplanacağı yıl ve önceki iki yıl içinde tahakkuk ettirilmemiş olmasıdır. Söz konusu süre içinde kesinleşen değerlendirmenin indirim tutarı limitinin yüzde 1'inden az olması durumunda indirimden yararlanma koşulları ihlal edilmemiş sayılır.

İndirimden yararlanıldıktan sonra yapılan tarhiyatın kesinleşmesi halinde, menfaatin mükelleften geri alınmasına ilişkin hüküm madde metninden çıkarılmıştır. Kesinleşmiş tahakkuk yapılmaması kuralı vergi beyannameleri ile sınırlı olacaktır. 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren verilmesi gereken yıllık gelir ve kurumlar vergisi beyannamelerinde uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir.

Yabancı ülkelerde ikamet eden Türk vatandaşlarına yapılacak tebligatlar, Gelir İdaresi Başkanlığı'na gönderilmeden, vergi daireleri veya vergi daireleri tarafından doğrudan dış temsilciliklere iletilecektir.

3 bin 600 Türk lirasından fazla vergi veya vergi cezasına tabi olması halinde duyuru yazısı, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı vergi daireleri için Gelir İdaresi Başkanlığı resmi internet sitesinde, ilgili idarenin resmi internet sitesinde ilan edilir. başkaları için. Bu yönetmelik 1 Haziran 2022'de yürürlüğe girecek.

UZAKTAN İNCELEME

Ticari faaliyetlerin yürütülmesinde değişen işyeri anlayışı, vergi incelemesine taraf olan mükelleflerin çoğunluğu tarafından elektronik defter ve belgelerin kullanılması, dijital veri saklama olanaklarının çeşitlendirilmesi, daha teknolojik araçların kullanılması gibi gelişmeler nedeniyle Ekipman, Öneri ile uzaktan vergi incelemesi yapılmasına yönelik düzenlemeler yapılmıştır. Bu düzenleme 1 Temmuz 2022'de yürürlüğe girecek.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mükelleflerin bildirmekle yükümlü oldukları bilgilerin kamu kurum ve kuruluşları tarafından Bakanlığa yazılı veya elektronik ortamda bildirilmesi halinde, bu tebligatı mükellefler tarafından yapılmış tebligat olarak kabul eder ve bu tebligatları esas olarak kabul eder. faaliyet, gelir unsuru, sorumluluk, vergi, işyeri. ve şirket türlerini ayrı ayrı veya birlikte yürütmek ve uygulamaya ilişkin usul ve esasları belirlemek.

Fiziki ortamda tutulan defterlerde onay zorunluluğuna benzer şekilde Hazine ve Maliye Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı ile birlikte veya onun belirleyeceği usul, esas ve süreler içinde söz konusu defterler için tasdik almak veya defterleri onaylamak onay olarak kabul edilecektir. Akreditasyon ve onay işlemlerinde belirlenen usul, esas ve sürelere uyulmaması durumunda defterler tasdik edilmemiş sayılır.

Mükelleflere kullanma mecburiyeti getirilen belgelerin, öngörülen zorunlu bilgileri taşımaması halinde bu belgelerin vergi kanunları bakımından hiç düzenlenmemiş sayılması uygulaması kapsamına elektronik belge olarak düzenlenmesi gereken belgeler de dahil edilecek.

60 GÜNLÜK MÜHLET

Yeminli mercilerce düzenlenen tasdik raporunun ibrazına tabi olan muafiyetler, istisnalar, zarar indirimleri ve benzeri hususlar hakkında ilgili mevzuatta ve anılan maddenin üçüncü fıkrasında belirtilen süre içinde onay raporunun sunulması Türkiye Büyük Millet Meclisi Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile muhasebeciler, Başarısızlık halinde mükellefe bildirilmek kaydıyla 60 günlük süre verilecek.

Birinci ve ikinci sınıf tacirlere, kazançları basit bir şekilde tespit edilenlere, defter tutmakla yükümlü olan serbest meslek sahiplerine ve çiftçilere ve Kanun kapsamındaki belgeleri düzenlemekle yükümlü olmayanlara, yaptığı işler veya onlardan satın aldığı mallar için işi yapan veya malları satan kişi tarafından imzalanacak gider pusulası.

Vergiden muaf esnaflar için düzenlenen gider pusulası, bu kişiler tarafından düzenlenen fatura hükmündedir. Masraf fişi, malın teslim tarihinden veya hizmetin verildiği tarihten itibaren en geç 7 gün içinde düzenlenecek olup, bu süre içinde düzenlenmeyen gider fişi hiç düzenlenmemiş sayılacaktır.

Kanun teklifi ile bazı durumlarda gider pusulası yerine kabul edilebilecek belgelere ilişkin düzenlemeler de hayata geçiriliyor. Bu kapsamda, maddede öngörülen hallerde, Banka, ödeme kuruluşu ve PTT tarafından düzenlenen belgeler ile Kanunun uygulanmasında belge düzenlemekle yükümlü olmayan kamu kurum ve kuruluşları tarafından düzenlenen belgeler, ilgili diğer mevzuat kapsamında gider pusulaları yerine tabi oldukları mevzuat kabul edilecek; Bu durumda mükelleflerin ayrıca bir gider pusulası düzenlemelerine gerek kalmayacaktır.

Bu madde, yönetmeliğin yayım tarihini takip eden ayın başında yürürlüğe girer. 

VERGİ MAHREMİYETİ HÜKÜMLERİ, YETKİLİ ORTAK, YÖNETİCİ VE ÇALIŞANLARA DA UYGULANACAK

Düzenlemeyle söz konusu Kanun'a, "elektronik defter beratı" ve "elektronik muhasebe fişi" tanımları ekleniyor. Buna göre, elektronik defter beratı, elektronik ortamda tutulan defterlere ilişkin olarak Gelir idaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standartlara uygun bilgileri içeren ve Gelir idaresi Başkanlığı tarafından onaylanmış elektronik dosya; elektronik muhasebe fişi ise şekil hükümlerinden bağımsız olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından belirlenen standart ve içeriğe uygun olarak elektronik ortamda düzenlenen, imzalanan, muhafaza ve ibraz edilebilen muhasebe fişine ait elektronik kayıtlar bütünü şeklinde tanımlanıyor.

Teklif, mükelleflerin defter ve belgelerini elektronik ortamda ibraz etmelerine olanak sağlarken, vergi mahremiyetine ilişkin hükümlerin oluşturulmasına ilişkin konulardan herhangi biri için hizmet sunmaya yetkili mükelleflerin ortaklarına, yöneticilerine ve çalışanlarına da uygulama olanağı sağlamaktadır. elektronik defter, belge ve kayıtların imzalanması, iletilmesi ve saklanması.

Hazine ve Maliye Bakanlığınca tutulması ve düzenlenmesi gereken defter, kayıt ve belgelerin mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçları ile yapılmasına veya bu kayıt ortamlarında saklanmasına izin verilir. mikro film, mikro fiş veya elektronik bilgi ve kayıt araçları ile sunulabilir. veya bir yükümlülük getirme yetkisi verilir.

MALİYET BEDELİNE DAHİL EDİLECEK GİDERLER

Düzenleme ile Vergi Usul Kanununda ekonomik varlık değerlerinin değerleme kriterlerine "alış fiyatı" eklenmiştir.

Ekonomik varlıkların değerleme ölçüsü olarak kabul edilen "maliyet değeri" tanımında yer almayan ve zorunlu olan unsurlar kapsamlı kabul edilerek anılan Kanuna dahil edilmiştir. Böylece uygulamada tereddütlere neden olan ve maliyet fiyatına dahil edilmesi öngörülen zorunlu veya isteğe bağlı giderler sayılarak maliyet değerinin nelerden oluştuğunun açıklığa kavuşturulması amaçlanmaktadır.

Buna göre, ekonomik değerin kazanılması veya arttırılması ile doğrudan ilgili gümrük vergileri, gümrük komisyonları, yükleme, boşaltma, nakliye ve montaj giderleri; ekonomik değerin kazanılması veya arttırılması ile doğrudan ilgili vergi ve harçlar, noter, tapu, mahkeme, değerleme, müşavirlik, komisyon ve ilan giderleri; Ekonomik varlığın finansmanında kullanılan kredilerin faiz giderleri ile bunlara ilişkin kur farkları emtianın stoklara girdiği tarihe kadar, diğer ekonomik varlıklarda ise ekonomik varlığın bulunduğu hesap dönemi sonuna kadar envantere alınır ve söz konusu kredilere ilişkin giderler; Ekonomik varlığın stok veya envantere alındığı tarihe kadar olan depolama ve sigorta giderleri ile gayrimenkulde mevcut bir binanın satın alınması, yıkılması ve arsanın tesviyesinden kaynaklanan masraflar maliyet fiyatına dahil edilecektir.

Doğrudan gayrimenkullerle ilgili olmak kaydıyla, envantere alındıkları hesap dönemi sonuna kadar alınan hibeler, maliyet bedelinden düşülecektir. Mükelleflere, özel tüketim vergisi, indirilemeyen katma değer vergisi, banka ve sigorta işlemleri vergisi ile kaynak kullanımını destekleme fonunu maliyet fiyatına dahil etme veya ekonomik değerin kazanılması veya değer artışına ilişkin genel giderler arasında gösterme özgürlüğü tanınmıştır.

Kanuna bir değerleme ölçüsü olarak eklenen "alış fiyatı", bir ekonomik varlığın alış fiyatı olarak tanımlanmaktadır. Buna göre, bir ekonomik varlığın edinilmesiyle ilgili diğer giderler satın alma fiyatına dahil edilmeyecektir.

YENİDEN DEĞERLEME ORANI YÖNETMELİĞİ

Vergi Usul Kanununda yapılan değişiklikle "Enflasyon düzeltmesi, yeniden değerleme oranı ve yeniden değerleme" başlığı düzenlenmiştir. Buna göre, tam yükümlülüğe tabi olan ve bilanço esasına göre defter tutan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, bilançolarında yer alan ekonomik varlıkları enflasyon düzeltme koşullarının sağlanmadığı hesap dönemleri sonundan itibaren amortismana tabi tutabilirler. enflasyon düzeltmesi yapanlar ile TL dışında bir para biriminde kayıt tutmasına izin verilenler hariç. ve kanun teklifinde belirlenen şartlara göre kendilerinden ayrılan bilançolarının pasiflerinde gösterilen amortisman.

Yeniden değerlenecek yılın Ekim ayında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Yİ-ÜFE'deki ortalama fiyat artış oranı, bir önceki yılın aynı dönemine göre yeniden değerleme oranı olarak dikkate alınacaktır.

Özel hesap dönemi tayin edilen mükellefler için özel hesap döneminin başladığı takvim yılının oranı esas alınır. Bir önceki yılın Kasım ayından başlamak üzere geçici vergi dönemleri itibarıyla yapılacak değerlemede esas alınacak yeniden değerleme oranı; 3., 6. ve 9. aylarda Yİ-ÜFE'de önceki 3, 6 ve 9 aylık dönemlere göre ortalama fiyat artış oranı esas alınarak belirlenecektir.

Yeniden değerlemede ekonomik varlıkların değerinde meydana gelen artış, yeniden değerlemeye tabi ekonomik varlıkların her birine tekabül eden değer artışı ile birlikte bilanço pasiflerinde özel bir fon hesabında gösterilecektir.

Bu fıkra kapsamında ekonomik varlıklarını yeniden değerlemeye tabi tutan mükellefler, bu varlıkları yeniden değerleme sonrası bulunan değerleri üzerinden amortismana tabi tutmaya devam edeceklerdir.

Değer artış tutarının yükümlülükte özel bir fon hesabında gösterilen, başka bir hesaba devredilen veya sermayeye ilave edilmek dışında herhangi bir şekilde işletmeden çekilen kısmının bu dönemde gelir veya kurumlar vergisine tabi olacağı, bu işlemin yapıldığı dönemin kârıyla ilişkilendirilmeksizin.

Yeniden değerlemeye tabi tutulan iktisadi kıymetlerin elden çıkarılması halinde, bunlara isabet eden pasifte özel bir fon hesabında gösterilen değer artışları aynen amortismanlar gibi muameleye tabi tutulacak.

Her yılın yeniden değerleme oranı ancak o yıla ait değerlemede nazara alınabilecek. Yeniden değerlemenin herhangi bir yıl yapamamasından veya değerleme oranının düşük uygulanmasından dolayı daha sonraki yıllarda geçmiş dönemlere ilişkin yeniden değerleme yapılamayacak.

Hesap dönemi içinde aktife giren iktisadi kıymetler için aktife girdiği hesap döneminde, yeniden değerleme yapılmayacak. Bu düzenleme 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

AMOSTİSMANIN SÜRE BAKIMINDAN UYGULANMASINA YÖNELİK USULLER

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile amortismanın süre bakımından uygulanmasına yönelik usullere yenileri ekleniyor.

Dileyen mükellefler, amortisman işlemine, işletme aktifine yeni kaydedilecek iktisadi kıymetler için bunların kullanıma hazır olduğu tarihte başlayıp ve her bir hesap dönemi için kıymetin aktifte kaldığı süre kadar, gün esasına göre amortisman ayırabilecek.

Sürenin gün olarak hesaplanması için Hazine ve Maliye Bakanlığınca tespit ve ilan edilen faydalı ömür süreleri, 365 ile çarpılacak. Mükellefler, belirlenen faydalı ömürlerden kısa olmamak üzere amortisman süresini, her yıl için aynı nispet olmak kaydıyla belirleyebilecek.

Bu süre Hazine ve Maliye Bakanlığınca belirlenen sürenin 2 katını ve 50 yılı aşamayacak. Mükellefler bu tercihlerini, iktisadi kıymetin envantere alındığı geçici vergi dönemi sonu itibarıyla kullanacak. Bu şekilde belirlenen amortisman süresi ve oranı, izleyen dönemlerde değiştirilemeyecek.

Amortisman hesaplanmasına başlandıktan sonra bu hesaplama şeklinden vazgeçilemeyecek. Teklifle, yapılan protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlunun ödemediği dava ve icra takibine değmeyecek derecede küçük olan alacaklara ilişkin azami bir tutar belirlenerek, bu konudaki belirsizlik gideriliyor.

Protestoya veya yazı ile bir defadan fazla istenilmesine rağmen borçlu tarafından ödenmemiş ve 3 bin lirayı aşmayan alacaklar, şüpheli alacak sayılacak. Şüpheli alacak hükümleri, işletme hesabı esasında defter tutan mükellefler açısından da uygulanabilecek.

MEVCUT UYGULAMADAKİ MEVCUT SORUNLARI ÇÖZÜLDÜ

Teklifle, amortismana tabi mal satışına ilişkin mevcut uygulamadaki tereddütlü sorunlar ortadan kaldırılmıştır.

Satılan ekonomik varlıkların yenilenmesi veya benzer bir ekonomik varlığın edinilmesi işin niteliğine göre gerekli görülürse veya işletme yönetimi bu konuda karar verir ve işletmeye başlarsa, satıştan doğan kar satış tarihini izleyen üçüncü takvim yılının sonuna kadar pasifte geçici bir hesapta tutulabilir.

Bu süre içinde satılan iktisadi kıymetlerin ikamesi veya benzeri bir iktisadi kıymetin iktisabı gerçekleşmezse, geçici hesapta tutulan kâr, satış yılını takip eden üçüncü takvim yılının kâr zarar hesabına eklenir. 

Yangın, deprem, sel, sel gibi afetler nedeniyle tamamen veya kısmen kaybolan amortismana tabi ekonomik varlıklar için alınan sigorta tazminatı ile kaybedilen amortismana tabi ekonomik varlıkların yenilenmesi veya benzeri bir ekonomik varlığın kazanılması zorunlu kabul edilir.

İşin niteliğine veya bu konudaki teşebbüsün yöneticilerine bağlıdır. Karar verilir ve işletmeye başlarsa, fazla tazminat, bilanço esasına göre defter tutan mükellef tarafından üçüncü takvim yılının sonuna kadar yükümlülüklerde geçici bir hesapta tutulabilir.

Borçlarda geçici bir hesapta tutulan tazminat fazlası, finansal kiralama yoluyla edinilenler de dahil olmak üzere bir veya daha fazla edinilen varlığın amortismanından düşülecektir. Bu kesinti tamamlandıktan sonra amortismansız kalan değerlerin amortismanı devam eder.

VERGİ ZARAR CEZASI YÜZDE 50 ORANINDA UYGULANACAK

Vergi ziyaı veya usulsüzlüğüne sebebiyet vermekten para cezasına çarptırılan ve cezası kesinleşenler için vergi ziyaı cezasında; Cezanın kesinleştiğini takip eden günden 5'inci yılın düştüğü takvim yılının sonuna kadar, usulsüzlük halinde ceza; Kesinleşme tarihini izleyen günden itibaren 2. yılın düştüğü takvim yılının sonuna kadar yeniden ceza verilmesi halinde vergi ziyaı cezası yüzde 50, usulsüzlük cezası yüzde 25 oranında artırılır. Artış tutarı kesinleşen cezadan fazla olmayacak, kesinleşen cezanın birden fazla olması halinde miktar olarak azami tutar.

Kağıt ortamında yapılan, tutulan kayıt ve defterlere yönelik olarak kayıt nizamına ilişkin hükümlere uyulmaması durumunda kesilecek cezalar ile elektronik kayıt ve defter uygulamalarındaki kayıt nizamına uyulmaması fiillerine uygulanacak cezaların aynı mahiyette olması ve bu fiillere karşılık olarak birinci derece usulsüzlük cezası kesilmesi temin edilerek uygulamada yaşanan tereddütler giderilecek.

ÖZEL USULSÜZLÜK CEZASI

Masraf fişinin teklifle birlikte düzenlenmemiş sayılması durumlarına bağlı olarak özel usulsüzlük cezası verilebilmesi sağlanacaktır.

Belgelendirme kapsamına giren hususlara ilişkin ibraz etmesi gereken yeminli mali müşavir tasdik raporunu belirtilen süre içinde ibraz etme yükümlülüğünü yerine getirmeyen mükellef adına özel usulsüzlük cezası uygulanır.

Belgelerin basımına ilişkin bildirim görevini belirtilen süre içinde yerine getirmeyen veya bildirimi eksik veya yanlış yapan matbaa işletmecilerine 1400 TL özel usulsüzlük cezası verilecektir.

Belirlenen sürenin bitiminden itibaren 30 gün içinde bildirimde bulunulursa veya eksik veya yanlış yapılan bildirim aynı süre içinde tamamlanarak düzeltilirse özel usulsüzlük cezası yarı oranında uygulanacaktır.

Yeminli mali müşavir tasdik raporunun belirtilen süre içinde ibraz edilmemesi halinde, tasdik raporu ibraz edilen mükellef adına 50 bin liradan az ve 500 bin liradan fazla olmamak üzere özel usulsüzlük cezası uygulanacağını, belgelendirme raporunun sunulmasına bağlı olan miktarın yüzde 5'i oranında.

USULSÜZLÜK VE ÖZEL USULSÜZLÜK CEZALARI

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda kabul edilen Vergi Usul Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan Kanun Teklifi ile ihtilafların azaltılması ve vergisel süreçlerde etkinliğin artırılması için 5 bin Türk lirasını aşan usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarına ilişkin uzlaşma talep edilebilmesi ve bu tutarı aşmayan usulsüzlük cezaları içinse Vergi Usul Kanunu'nda belirtilen indirim oranının yüzde 50 artırımlı olarak uygulanması sağlanıyor.

Mükellefler, usulüne uygun yürürlüğe konulmuş bir çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine aykırı olarak vergilendirildiği veya bu şekilde vergilendirileceğine ilişkin kuvvetli emareler bulunduğu iddiasıyla anlaşmanın "karşılıklı anlaşma usulü" hükümlerine göre Gelir İdaresi Başkanlığına başvurabilecek. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşması hükümlerine bağlı olarak bu başvuru, anlaşmaya taraf diğer akit devlet yetkili makamları aracılığıyla da yapılabilecek.

Başvuru, karşılıklı anlaşma usulüne göre, başvuru kapsamında tahakkuk ve tebliğ edilen vergi ve cezalar ile ihtiyatlı olarak verilen beyanname üzerine tahakkuk eden vergiye ilişkin dava açma süresini durduracaktır.

Başvuruya konu talebin reddedilmesi veya diğer Akit Devletin yetkili makamı ile anlaşma sağlanamaması halinde bu durum mükellefe bir yazı ile bildirilir. Mükellef, yazının tebliğ tarihinden itibaren dava açma süresi içinde vergi mahkemesinde dava açabilecektir. Dava açma süresi 15 günden az ise bu süre yazının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün uzatılır.

Öneri ile karşılıklı anlaşma usulü uygulamasının sonuçlandırılmasına ilişkin bir düzenleme getirilmiştir. Buna göre, başvuru Gelir İdaresi Başkanlığı ile diğer Akit Devletin yetkili makamı arasında yapılacak bir anlaşma ile sonuçlandırılırsa, bu durum mükellefe yazılı olarak bildirilir. Mükellef, yazının tebliğinden itibaren 30 gün içinde sözleşmeyi kabul edip etmediğini Gelir İdaresi Başkanlığına bildirir.

Mükellef bu süre içinde bildirimde bulunmazsa, varılan anlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Sözleşme sonucunun kabul edilmemesi veya kabul edilmemiş sayılması halinde, 30 günlük sürenin bitiminden sonra dava süresi yeniden işlemeye başlayacak ve vergi mahkemesinde dava açılabilecektir. Başvuru süresi 15 günden az ise bu süre 15 güne çıkarılacaktır.

Karşılıklı anlaşma halinde, anlaşmaya varılan hususlar ve anlaşmaya göre düzeltilen vergi ve cezalar hakkında dava açılamaz ve hiçbir merciye şikayette bulunulamaz. Söz konusu vergi ve cezalar, düzeltmenin mükellefe bildirildiği tarihten itibaren 1 ay içinde ödenecektir. Düzeltme işlemine konu olan verginin tamamı ile cezaların yarısının bu süre içinde ödenmesi halinde cezanın yarısı indirilir.

MÜKELLEFLERİN UZLAŞMA TALEBİNE İLİŞKİN DÜZENLEMELER

Kanun teklifi, başvuru öncesi açılan davalar ve uzlaşma talebine ilişkin düzenlemeler de içeriyor. Mükellef, yaptığı başvurudan önce dava açmışsa dava, karşılıklı anlaşma usulü başvurusu sonuca bağlanmadan vergi mahkemelerince incelenmeyecek.

Dava herhangi bir sebeple incelenir ve karara bağlanırsa karşılıklı anlaşma başvurusuna ilişkin sonuç dikkate alınacak. Anlaşma sonucu, idare tarafından yargı mercilerine bildirilecek. Karşılıklı anlaşmanın vaki olmaması halinde, durdurulmuş olan davanın görülmesine, vergi mahkemesinde devam edilecek.

Uzlaşma talebinde bulunmuşsa uzlaşma, karşılıklı anlaşma usulü uygulamasının sonuçlanmasına kadar ertelenir. Mükellef, sözleşmenin sonucunu beklemeden uzlaşma hakkını kullanmak isterse, başvurusundan vazgeçmiş sayılacak ve uzlaşma halinde yeniden karşılıklı anlaşma usulüne başvuramayacaktır. diğer akit devlet için düzeltme talebi için.

Karşılıklı anlaşma sonucuna göre, Türkiye'de bir düzeltme yapılması gerekiyorsa, zamanaşımı hükümlerine bakılmaksızın anlaşma sonucu uygulanacaktır. Çifte vergilendirmeyi önleme anlaşmasında anlaşma sonucunun uygulanması için bir süre öngörülmüşse bu süreye ilişkin hükümler saklıdır.

Mükellef, karşılıklı anlaşmanın sonucunu kabul ettiği durumlar hariç olmak üzere, sürecin herhangi bir aşamasında başvurusunu geri çekebilecek, bu durumda duran zamanaşımı kaldığı yerden işlemeye devam edecek. Mükellefin, başvurusunu geri çektiği durumda, kanunun diğer hükümleri kapsamındaki başvuru hakları saklı kalacak. Karşılıklı anlaşma usulüne başvurulması, tahakkuk eden vergi ve cezaların tahsilatını durdurmayacak.

Bu düzenlemeler, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak başvurulara uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecek.

Mükelleflerin istemeleri halinde, ilk kez yeniden değerleme yapacakları hesap döneminden önceki hesap döneminin sonu itibarıyla bilançolarına kayıtlı bulunan taşınmazlar ile amortismana tabi diğer iktisadi kıymetlerini, hükümlere uymak koşuluyla yeniden değerleyebilmelerine imkan sağlanacak. Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecek.

Damga Vergisi İstisnası

Damga Vergisi Kanunu'nun uygulanmasında yatırım izleme ve koordinasyon daireleri (YİKOB) resmi daire kapsamına alınacaktır.

Damga Vergisi Kanunu'nun "Ticari ve Sivil İşlere İlişkin Evraklar" başlıklı bölümünde yapılan değişiklikle teminatlı sermaye piyasası araçlarının ihracında işlem maliyetleri düşürülmüştür. Sermaye Piyasası Kanunu kapsamında teminat yöneticisinin taraf olduğu sermaye piyasası araçlarının ihracına konu olan teminatlar için düzenlenen makbuz ve belgelere damga vergisi istisnası uygulanacaktır.

Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I) ve (II) numaralı cetvellerde yazılı genel ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, yatırım izleme ve koordinasyon dairelerine, belediyelere ve köylere yapılacak bağışlar hakkında ilgili idare ve bağışçılar arasında damga vergisi muafiyeti sağlanacaktır.

Gelir Vergisi Kanunu'nun mükerrer 20/B maddesi kapsamında gelir vergisine tabi olan teslim ve hizmetler katma değer vergisinden istisna edilecektir. Bu madde yönetmeliğin yayımı tarihinde 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren uygulanacaktır.

Sağlıksız tütün ürünleri ile mücadelede etkinliği artırmak, otomotiv sektöründe oluşabilecek fiyat dalgalanmalarına göre vergilendirmeyi sağlamak, günün sosyal, ekonomik ve finansal ihtiyaçlarına göre hızlı ve esnek kararlar almak amacıyla Özel Tüketim Vergisi Kanunu'nun Cumhurbaşkanı'na verdiği yetki değiştiriliyor.

Kanunda yer alan II sayılı listede yer alan eşya için belirlenen oranlar ile oranlara göre özel tüketim vergisi matrahının alt ve üst sınırları 3 katına kadar, III sayılı liste B listesinde yer alan eşya için ise belirlenen oranlar 3 katına kadar artırılabilir. , asgari sabit vergi 3 katına kadar artırılabilir.

ATV VE UTV'YE AYNI ORANDA VERGİLENDİRME

Fiziksel ve teknik özelliklerine göre gümrük tarife cetvelinin farklı pozisyonlarında yer alan ATV (All Terrain Vehicle/her türlü arazide kullanılan araç) ve UTV (Utility Task Vehicle/çok amaçlı hizmet aracı) isimli araç tiplerinin aynı oranda vergilendirmeleri sağlanacak.

Ayrıca, motor silindir hacmine ve özel tüketim vergi matrahına göre farklı oranlarda vergilendirilen motorlu karavanlar için tek bir vergilendirilebilir oran belirlenmiştir.

Bankacılık Kanununda yapılan düzenleme ile varlık yönetim şirketlerine kuruldukları takvim yılı ve müteakip 5 yıl için uygulanan damga vergisi, harç ve KKDF muafiyeti kalıcı hale getirilecek, bankacılık ve sigorta muameleleri vergisi muafiyeti uygulanacaktır. söz konusu şirketlere verilen izinler kaldırılacaktır. Bu madde 1 Ocak 2022 tarihinde yürürlüğe girecektir.

KURUMLAR VERGİSİ KANUNU'NDA DEĞİŞİKLİK

Kurumlar Vergisi Kanunu'nda yapılan değişiklikle, nakdi sermaye artışından kaynaklanan faiz indirimi müessesesiyle şirketlerin sermaye yapısı güçlendirilerek, özkaynakla finansman teşvik ediliyor. Düzenlemeyle, Türkiye'de yabancı sermaye, yurt dışından kaynak girişinin artırılması amaçlanıyor.

Buna göre, nakdi sermaye artışlarının, yurt dışından getirilen nakitle karşılanan kısmı için oran yüzde 75 olarak uygulanacak. Kurumlar vergisi beyanname sürelerinin düzenlenmesine yönelik yapılan teklifle kurumlar vergisi beyannamesi, hesap döneminin kapandığı ayı izleyen üçüncü ayın birinci gününden yirminci ayın akşamına kadar mükellefin vergi dairesine sunulacaktır. 

Bu iki düzenleme, 2022 vergilendirme dönemi için verilecek beyannameler itibarıyla uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girecektir. Yatırım teşvik belgesine dayanılarak yapılan yatırım harcamalarına yatırıma katkı oranı uygulanarak belirlenen tutarın yüzde 10'u Kurumlar Vergisi beyannamesi verilmesi kaydıyla ÖTV ve KDV hariç tahakkuk eden diğer vergi borçlarından indirilerek kullanılabilir.

İbraz edilmesi gereken ayı takip eden ikinci ayın sonuna kadar talep edilir. . Bu madde, 1 Ocak 2022 tarihinden itibaren yapılacak yatırım harcamalarında uygulanmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

İHDAS

Teklife ihdas edilen maddeyle 1 Ocak 2022'de yürürlüğe girmesi öngörülen konaklama vergisinin yürürlük tarihi 1 Ocak 2023'e ertelendi. Maddenin görüşmeleri sırasında söz alan CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, konaklama vergisinin sektöre zarar vereceğini savunarak, "Bu verginin ertelenmesi değil tümden kaldırılması taraftarıyım." diye konuştu.

AK Parti Antalya Milletvekili İbrahim Aydın, salgının olumsuz etkileri nedeniyle konaklama vergisinin yürürlük tarihinin ertelendiğini belirtti. 

06 Eki 2021 - 19:28 - Gündem


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Erzurum Haber editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Erzurum Haber değil haberi geçen ajanstır.




Anket Korona aşısı sizce zorunlu olmalı mı?