İşte Erzurum takvimi

Çok eski çağlardan beri çiftçilik ve hayvancılıkla uğraşan toplumlar, mevsim, ay, hafta ve günleri hesaplayarak kendilerine göre çeşitli takvimler yapmışlardır. Bu takvimlere "Halk Takvimleri” denilmektedir. Genelde hava olaylarına göre belirlenen bu takvimi kullanılarak çiftçi hasatını alır, hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarını kış mevsimine hazırlarlardı.

Büyütmek için resme tıklayın

Yüksek rakımlı il olan Erzurum’da 6 ay boyunca kış mevsimi yaşandığı için Erzurum halkının da kendine ait bir takvimi var. Erzurum’da sayılı günler 14 Kasım’da koç katımıyla başlar. Koç katımıyla başladığına inanılan kış mevsimi bazen daha erken yaşanmaktadır. Koç katılımıyla havalar soğusa da bu, kışın hemen geleceği anlamına gelmez. Ekim ayının sonlarından başlayıp Kasım ayında da devam eden bir "Pastırma Yazı" vardır. Bu sıcak günler, kış için hazırlanan sucuk ve pastırmanın hazırlandığı zamanı işaret eder. Yılın son sıcak günleri olan bu günlerin yanında, pastırma yazının devamı niteliğinde olan bir de "Tamburacıoğlunun yazından da söz edilir.

Asıl soğuklar, 1 Aralık'ta başlar. Halk arasında Zemheri veya kara kış diye anılan bu şiddetli soğuklar, 22 Aralık'tan, 31 Ocak'a kadar devam eder. Ocak ayında zemheri daha da şiddetlenir. Yeterince kar yağmamasından kaynaklanan kuru soğuklar kara kış diye adlandırılır.

Erzurum’a Şubat ayında tüm zamanlardan daha fazla kar düşer. Halk arasında ‘cücük’ adı verilen bu ay kısa olmasına rağmen oldukça soğuk geçmektedir. Bu ayda yerli halk arasında şu laf dolanır;

‘Kırk zemheri, kırkta zeheri, gözle bahari.’ Yani kırk günlük zemheriden sonra kırk günde onun soğuklarının sürdüğü ve baharın gelişinin beklendiği vurgulanmaktadır fakat baharın Erzurum’a gelmeye pek niyeti yoktur.

Cemre 20 Şubat’ta havaya, 27 Şubat’ta suya, 6 Mart ise toprağa düşerek baharı müjdeler. Fakat Mart ayında bir de leyleğin kar yağdırma dönemi vardır. “Seggize gelmez dogguza galmaz.” diye bilinen leyleğin karı Mart ayının 8. gününü 9. güne bağlayan gece yağar. Bu karın yağışıyla birlikte hava biraz daha yumuşar.

Tam bahar geldi derken sayılı günlerden biri daha gelir. Berdelecüz soğukları.

Halk arasında hem Berdelecüz hemde Kocakarı soğukları olarak bilinen bu günlerde ‘Mart kapıdan baktırır, kazma kürek yaktırır.’ deyimi yerini bulmaktadır. Bu günlerde fırtınalı günler çok olduğu için dışarı çıkılmaması gerekir. Hatta eskiden bu günlerde atlı, yaya ve kervanla yola çıkılmaması için ‘İnsan bu havada seyehata çıkıp yolda ölürse imansız gider.’ diye caydırıcı bir söz kullanılırmış.

21 Mart'ta tüm yurtta Nevruz kutlansa da Erzurum'a bahar gelmesine daha çok zaman vardır. 23 Mart "ezel bahar", 30 Mart da "haftahamal" günleridir. 31 Mart karakışın artık sonudur.

Mart ayıyla birlikte kışın en soğuk zamanları atlatılmış olsa da Nisan ayında da soğuklar devam eder. Nisan ayında Rumi takvime göre, Abrel Beşe soğuğudur ki bu soğuk çok meşhurdur. Camışkıran adıyla da bilinmekte olan bu soğuk Rumi 5, miladi 16 Nisan tarihlerinde yaşanır. Hatta yörede bu soğuk için "Korkma Mart'ın kışından, kork Abrelin beşinden, kırmızi camış ayırır eşinden." tabiri kullanılır. Soğuğun şiddeti o kadar güçlüdür ki camışı yani erkek mandayı bile eşinden ayırabilir.

Kasım ayında başlayan sayılı günler Nisan ayı itibariyle son bulur. Mayıs ayına ise halk arasında ‘ayların gelini’ denilmektedir. Mayıs ayının ortasında etkisiz soğuklar olur, ama uzun sürmez. Kırkikindi yağmurları da Mayıs ayının ortalarında başlar ve Haziran ayının ortalarına kadar sürer. Mayıs ayının sonlarına doğru sıcaklar başlar ve yaz mevsimine girilir.


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?