Keramet Ehli ‘Pabuçcu Zade’

Ulu Camii’nin batı kısmındaki çeşmeyle yan yana olan Pabuçlu Kadı kabrinin, halk arasında ve üzerindeki levhada ‘Pabuçcu Zade’ şeklinde adlandırıldığı bilinmektedir.

Erzurum’un bağrında keramet ehli nice Allah dostunun bulunduğunnu, bunlardan birisinin de Pabuçlu Kadı olduğunu söyleyebiliriz.

Ulu Camii’nin hemen yanı başında bulunan kabir çeşmeyle yan yanadır. Pabuçlu Kadı, bir zamanlar Erzurum’da dillere destan “Keramet Ehli” bir velidir. Mezarı ise yıllarca halk tarafından ziyaret edilen bir “Dilek” yeri idi. Menkıbesi veya efsanesi halk arasında şöyle rivayet edilmektedir. Kesin tarihi bilinmemekle beraber, Osmanlı döneminde Erzurum’a bir “Kadı” tayin edilmiş. Şehrin ileri gelenleri Kadı Efendi'yi şehrin girişinde karşılamışlar. Mekkâresi ile Erzurum’a gelen kadının haşmetli, celaletli biri olacağını tahayyül eden Erzurumlular ve mülki erkân karşılarında hırpani kılıklı, ufak tefek bir kadı görünce, önce biraz şaşırmışlar sonrada sukutu hayale uğrayarak şehre geri dönmüşler.

Ertesi gün, mülki erkân ve halk Kadı Efendi'ye “Hoş Geldin” e gidelim demişler. Ziyaret sırasında da kadının hırpani ve zavallı biri olduğunu görenler, ulu orta konuşmaya ve sual sormaya başlamışlar. Hatta birazda eğlenmişler. Ziyarete gelenlerin içinde Erzurum’un ova köylerinden bir ağa da varmış. Kadı Efendi'ye herkes gelişi güzel dert anlatınca ağada söze karışmış. "Kadı Efendi! Bizim karasu karların erimesiyle dolup taştı mı bu ova sazlık olur. Sazlıkta kurbağadan geçilmez hale gelir. Hadi bu neyse ne, gece boyunca ötüşleri bütün köylüyü rahatsız eder. Kurbağa gurultusundan geceleri uyuyamaz olduk. Rica ederiz buna bir çare bulun." der.

Kadı Efendi tebessümle; "Canım onun çaresi kolay. Bende zor bir şey isteyeceksin sandım. Şen şu pabucumu al götür kurbağaların çok olduğu suya at. Onlara de ki 'Sizi kadıya şikâyet ettik şimdilik pabucunu gönderdi. Halkı rahatsız etmesinler ve beni oraya getirmesinler.' diye cevap vermiş. Pabucu alan ağa köye kadar hep düşünmüş. "Allah Allah “Pabuçla kurbağanın ne ilgisi var?” Bu muammayı kafasında bir türlü çözememiş. Köye vardığında köylüleri toplamış, olanı biteni kadı ile aralarında geçen konuşmayı onlara anlatmış. Köylülerde akıl erdirememiş ama yapılmasıda bir zarar olmayacağı kanaatine vararak, kadının pabucunu hep birlikte kurbağaların çok olduğu yere atmışlar. Ağada kadının söylediklerini suyun başında kurbağalara söylemiş. Köy halkı o gece kurbağa sesine kulak kesilmişler, gel gör ki o gece kurbağaların ötmesi şöyle dursun suyun şakırtısını dahi duymaz olmuşlar.

Köylüler sabahleyin köy meydanında toplanıp sesin kesildiğinden memnuniyetlerini ifade ederlerken biri dayanamayıp: "Gördün mü Kadı dediğin böyle olur. Hayvanlara bile söz geçirdi. Keramet ehli olunca kurbağa bile susar!" diyerek oda köylüleri dalgaya almış. Bu kurbağa ve pabuç olayından sonra Kadı'nın “Keramet Ehli” olduğu bütün ova köylerine ve şehre kısa zamanda yayılmış. Kadı Efendiye hürmet üstüne hürmet, iltifat üstüne iltifat yağmış olaydan sonra Kadı Efendinin adı “Pabuçlu Kadı” olarak halk arasında yayılmış.

Pabuçlu Kadı, uzun müddet vazife gördükten sonra Erzurum’da ölmüş. Yalnız pabuç ve kurbağa olayı değil, verdiği adil kararlarla da tevekküllü haliyle Erzurum’da büyük itibar ve sevgi kazanan Pabuççu Kadı'nın ölümü halk arasında büyük üzüntüye sebep olmuştur. Şehir halkı Pabuçlu Kadı'nın cenazesinin şehir dışındaki kabristanlara defnedilmesine rıza göstermeyerek, daimi ibadetini sürdürdüğü Ulu Cami'nin yan bahçesine defnedilmesini kararlaştırmış ve böylece Pabuçlu Kadı'mız Ulu Cami'nin batı cephesindeki mevcut çeşmenin arkasındaki dar bahçeye defnedilmiştir.

23 Mart 2018 Erzurum/ Yakutiye- Tarih


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?