Erzurumlu Naim Hoca'dan birkaç mizah okuyalım

1925'te Erzurum'da doğan Erzurumlu Naim Hoca, her kesim tarafından sevilen bir zat idi. Yaşamı boyunca insanlara bir şeyler katmak için çabalayan, kimsenin kalbini kırmayan güler yüzlü Naim Hoca'nın esprileri ve kendine özgü anlatımı, her kesim tarafından kabul görürdü.

Büyütmek için resme tıklayın

"Zeynel Camii'nde" imamlık ve vaizlik yaptı. Sadece namaz kıldıran ya da vaaz verip sonra da evine giden bir din görevlisi değildi. Sosyal yönü çok kuvvetli, dışa dönük ve renkli bir simaydı. Öncelikle nüktedandı, şairdi, sözünü esirgemeyen bir yapısı vardı. Bilgili, kültürlü, gösterişten uzak yaşar, mütevazılığı ile dikkat çekerdi. Namazı seri kıldırır, vaazları ile gönüllere hitap ederdi. Erzurum’da evine ilk televizyon alan din görevlisiydi. Sanatsal etkinliklerin çoğuna gider, asla tiyatro oyununu kaçırmaz hatta ilk sıralarda oturur izlerdi. Statta, tiyatroda en önde otururdu. Erzurumspor maçlarına özel bir ilgisi vardı. Hoca, belki de mavi- beyazlı takımın kendi sahasında oynadığı tüm maçlara gitmiştir. Maçlarda ağızlığa takılı sigarasını elinden düşürmezdi.

Hatta Naim Hoca, “Namazın kazası olur ama maçın, tiyatronun olmaz”diyen ender kişilerden biriydi. 1995 yılında Naim Hoca, Türkiye Milli Olimpiyat Komitesinin önerisiyle Litvanya’da ‘Fair Play’ ödülü alan ilk din adamı oldu.

1999'da vefat etti. Cenazesini siyasetçiler, generallar, işadamları polisler omuzlarında taşıdılar.

NAİM HOCADAN SEÇMELER

DENİZ SANA GİRERSE:

Birgün Naim Hoca'ya sormuşlar; 'Denize girersek orucumuz bozulur mu?' diye.

Naim Hoca şöyle cevap vermiş;

-Ula uşahlar, Remazan'da siz denize girersez orucuz bozulmaz. Ama deniz size girerse orucuz bozulur. Ona göre...

UZATMA :

Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler:

“Hocam bi dua et de takım yensin, heç değilse berabere galsın.”

Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar:

“Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca:

“Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim gavat uzadacah!”.

GÜLÜN OĞLUM GÜLÜN:

Naim Hoca bir gün vaaz ederken cemaatta sürekli olarak söyledikleri hakkında gülüşmeler olunca dayanamaz;

"Gülün oğlum gülün, Berber Naim'den Hoca, sizden de cemaat olursa daha çok gülersiz"

BEMIRATLARA YAHIŞİR

Naim hoca bi gün cuma namazında giyim konusunda vaaz veriyor. Hoca başlamış anlatmaya:

"Analarınıza, bacılarınıza anlatın söleyin, hepsi bilsin ele daracık etekler daracık pantolonlar giymek günahtır."

Diye giriş yapmış ve cemaate verip veriştiriyormuş. Cemaaten biri artık dayanamayıp hocaya cevap vermiş:

-"Hoca... Hoca geçenlerde senin yeğeni gördüm çarşıda. Giymiş olduğu şeyler hiç de anlattığın gibi değildi." demiş.

Hoca bir duraklamış gecikmeden cevap vermiş;

-"Bemıratlara da yahışir ama"

HELE BİR CUMA GEÇSİN

Naim Hoca'ya gelir bir adam. ‘Hocam!’ der.

-"Benim babam Cuma günü öldü. Diyorlar ki, Cuma günü ölene kabir azabı yoktur. Doğru mu?"

Naim hoca doğru olduğunu, ölenin kabir azabı çekmeyeceğini söyler. Adam devam eder:

-"Ama hocam, benim babam üç kağıtçının tekiydi. Milleti dolandırıp dururdu. İçki, kadın ne dersin hepsi vardı!"

Hoca şöyle der:

-"Doğrudur! Cuma günü kabir azabı olmaz ama hele bir Cumartesi olsun, onun anasından emdiği sütü burnundan fitil fitil getirirler""


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?