Dadaş Eşo efsanesi

Kimilerine göre kara sevdaya yakalanmış bir zavallı, kimilerine göre ise bir hak aşığı idi. Kesin olan şuydu ki ayağının uğur getirdiği ve nereye gitse oraya bereket götürürdü.

Büyütmek için resme tıklayın

Esnaf, sabah Eşo’nun ilk önce kendi dükkânına girmesi için gayret sarf eder, ancak Eşo ısrarlara, çekiştirmelere ve zorlamalara rağbet etmez, kendi isteği ile gözüne kestirdiği dükkâna girer, kimse onu zorla sokamazdı.
Sözlü olarak kimseden bir şey istemez, ancak muhtemelen karnı acıktığı anda gözüne kestirdiği mekâna girmesi yeterli olurdu. Girdiği yerde karnı doyurulurdu. Bu zaman, zaman üst tabakanın devam ettiği bir lokanta olurdu ki, oranın müşterileri bile asla Eşo’yu yadırgamaz ve ondan rahatsız olmazdı.
Esnaf Eşo’nun gireceği mekân’ da gün boyunca müşterinin eksilmeyerek artacağına, hatta karınca yuvası misali müşteri kaynayacağına inanırdı. Konuştuğu hiçbir şey anlaşılmazdı. Sürekli bir şeyler mırıldanarak ağlardı. Ne için ağladığı bilinmezdi. Kimilerine göre sürekli Erzurum ve Erzurumlu için dua eder, kimilerine göre kaybettiği veya alamadığı sevdiğine ağıtlar yakardı.
Kendisini kızdıran çocuklardan kaçarak, Murat Paşa Camii bahçesindeki mezar taşlarından birine sarıldığı ve kızgınlıkla taşı sallaması sonucunda Erzurum’da şiddetli bir deprem yaşandığı söylentisi onu kızdırmak dürtüsüyle kıvranan çocukları frenlerdi.
Siyah Aba’dan bir pantolon ve yine siyah Aba’dan cekete benzer bir giysi ile dolaşır. Ayni anda birçok yerde, ilde ve ülkede olduğuna inanılırdı. Hatta Hacca gidenlerin Eşoyu yeminle oralarda gördükleri anlatılırdı.

23 Mart 2018 Erzurum/ Yakutiye- Tarih


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Erzurum Haber Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Erzurum Haber hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.



Anket Sizce Türkiye'nin gelişimi ve güçlenmesi için en çok hangi alanda çalışma/yatırım yapılması gerekiyor?